bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort eskişehir escort bayan istanbul escort istanbul bayan escort şişli escort izmit escort istanbul bayan escort fatih escort bayan escort kayaşehir escort konya ktunnel
Bugun...


Taha AKYOL


Facebookta Paylaş









Hain kavramının hukuk karşılığı?
Tarih: 27-03-2019 17:26:00 Güncelleme: 27-03-2019 17:26:00


Gençlik yıllarımızda MHP saflarında çalışırken bize heyecan veren sloganlardan biri ‘milli devlet, güçlü iktidar’dı. Milli devlet, yani ulus devlet; Türkiye zaten öyledir. Fakat milli devlet, güçlü iktidar, dâva gibi kavramların hukuki içeriği hakkında ciddi araştırmalar olmadı; milli devlet deyince “bizim”, milliyetçilerin yöneteceği bir devlet tasavvur ederdik. Soldaki benzerlerimizin büyüleyici kavramı “devrim”di, bunun hukuki anlamının ne olduğu konusunda hiçbir araştırma yoktu. İki tarafta da birilerine “hain” demek yaygın bir coşkuydu; hukuk yine akıllara gelmezdi. Artık düşünmeliyiz; coşkular yaratan kavramların hukuk karşılığı nedir? Fişleme listeleri İktidar yanlısı medyada bir istihbarat listesi yayımlandı. CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin aday listelerindeki bazı isimler “PKK ile bağlantılı adaylar” olarak sunuldu. Mazlum-Der bunu kınadı. Akraba ve arkadaşlarının bazı hareketleri yüzünden bu isimlerin fişlendiğini, bunun “suçların şahsiliği” ilkesine aykırı olduğunu belirtti. 28 Şubat döneminde de “irticacı şirketler” gibi listeler basına verilmiş, gazetelerde “irticacı profesörler” diye isimler yayımlanmıştı. Siyasi tercihimize göre birini doğru, öbürünü yanlış bulabiliriz ama “devlet”dediğimiz büyük ve yüksek kurum, böyle ‘adamına göre’ davranabilir mi? Ben soruna “hukuk devleti” açısından bakmak istiyorum. 28 Şubat’a yönettiğim eleştirilerden biri de buydu; YÖK’ü “Yüksek Öğretim Komiserliği” olarak nitelemiştim. ‘Lekelenmeme hakkı’ Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “masumiyet karinesi”dir: Hakkında soruşturma yürütülen bir kişi peşinen suçlu sayılamaz. Hatta Anayasa Mahkemesi’ne göre, hakkında soruşturma yürütülen bir kişiyi kamu otoriteleri “şüpheli” sıfatının ötesinde suçlamalarla kamuoyuna takdim edemez: “Mahkeme kararlarında, resmi yazılarda veya kamu görevlilerinin ifadelerinde sarf edilen söz veya ifadeler nedeniyle kişiler hakkındaki masumiyet karinesinin ihlal edilmemesi için kullanılan ifadelerde seçilecek kelimelere azamî dikkat edilmesi gerekir.” (B.No: 2013/500) Bu anlamda ‘lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesinden daha geniştir. Ama bırakın “azami dikkat”i, biz Büyükada gibi davalarda siyaseten neler söyledik, ama beratla sonuçlandı! Şimdi seçimlerde rakip partileri yıpratmak için “hainler…” diye listeler yayımlanıyor; değil mahkeme kararı, soruşturma bile olmadan… Bakın, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ne diyordu: “Lekelenmeme ilkesi olmasaydı, ‘şu terör örgütüne iltisaklı, şu fiili yaptı, şu suçu işledi’ diye, şahsi husumetlerle, farklı saiklerle haksız isnatlara vatandaşlarımız muhatap kalacaktı… Amacımız suçla ve suçlulukla mücadele ederken, asla ve asla masum vatandaşları incitmemektir.” (7 Kasım 2018) Sayın Bakan, “Lekelenmeme Hakkı Çalıştayı”ndaki bu konuşmasında, “iltisaklı”(bitişik, ilişkili) kavramının insanları mağdur etmek için hukuken yeterli olmadığını da açıkça söylemişti. Vatan ve vatandaş Halbuki ülkemizde ‘iltisaklı’ denilerek nice vatandaşımız çok büyük mağduriyetlere maruz kaldı. Darbe bastırılırken bunu anlamak mümkün ama zaman içinde soruşturma açılmayan veya yargılanıp beraat edenler işlerine dönmelidir. Onlar da ‘vatandaş’ olduklarını hissetmelidirler. Terörle mücadelenin de zorunlu stratejilerinden biri HDP’ye oy veren insanlarımızın kendilerini ‘bu ülkenin vatandaşı’ hissetmeleridir. Siyasi kavgada rakipler elbette sert dille eleştirilebilir. Ama kendisi seçim için ittifak yapıp, CHP ile İYİ Parti de ittifak yapınca, Saadet Partisi de muhalif kanatta yer alınca, bunların yanına PKK’yı monte edip muhalefeti “hain, terör işbirlikçisi”gibi sözlerle suçlamak dünyaya nasıl bir Türkiye görüntüsü verir? PKK’yı böyle büyük partilere bile nüfuz etmiş bir siyasi güçmüş gibi göstermek yanlış değil midir? Aksine, HDP’nin oy tabanında ülkenin temel demokratik kurumlarına “aidiyet”duygusunu geliştirmeye çalışmalıyız. Aidiyet duygusu, “millet” (ulus) bütünlüğünün duygularda gelişmesi için son derece gereklidir. “Hukuk devleti” ilkesi, ülke insanlarının kendini “vatandaş” ve o vatana “ait” hissetmeleri için birinci derecede önemlidir. Yüce bir değer olan vatanseverliğin hukuk sahasındaki anlamı ve işlevi budur.  



Bu yazı 14 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Özdemir Erdogan - Gurbet
    Özdemir Erdogan - Gurbet
  • TRT Ömür Dediğin 24.Bölüm - Emel Emin - GurbetTV
    TRT Ömür Dediğin 24.Bölüm - Emel Emin - GurbetTV
  • Türkler 50 senedir Almanya'da... GurbetTV
    Türkler 50 senedir Almanya'da... GurbetTV
  • Gurbet Kuşları - Gulizar Aras - Almanya
    Gurbet Kuşları - Gulizar Aras - Almanya
  • Gurbet Kuşları - Sevimli Arasligil - Almanya
    Gurbet Kuşları - Sevimli Arasligil - Almanya
  • Gurbet Kuşları - Mustafa Ugur - Almanya
    Gurbet Kuşları - Mustafa Ugur - Almanya
  1. Özdemir Erdogan - Gurbet
  2. TRT Ömür Dediğin 24.Bölüm - Emel Emin - GurbetTV
  3. Türkler 50 senedir Almanya'da... GurbetTV
  4. Gurbet Kuşları - Gulizar Aras - Almanya
  5. Gurbet Kuşları - Sevimli Arasligil - Almanya
  6. Gurbet Kuşları - Mustafa Ugur - Almanya
VİDEO GALERİ
YUKARI